"Dilini kullanarak görebilirsin"

Birincil sekmeler

Çok iyi!
0
O kadar iyi değil!
0

Körlerin dillerini kullanabilerek 'görebileceği' bir cihaz geliştirildi.

Sistemde küçük bir kamera tarafından çekilmiş resimler alınıp bu bilgi dil üzerinde hissedilebilen elektrik titreşimlerine dönüştürülüyor. Sinirler mesajları beyne gönderiyor, beyin de bu ufak karıncalanmaları resim olarak yolluyor. Plastik bir lolipopa kabloyla bağlı olan güneş gözlüğünden oluşan ‘BrainPort’ adlı cihazı kullananlar, 20 saatten az süre alıştırma yaptıktan sonra şekilleri çıkarabildiklerini, hatta işaretleri okuyabildiklerini söylüyor. Görme sağlığı araştırmacısı William Seiple, dört hastanın çok çabuk şekilde kapıları bulabildiğini, rakam ve harfleri okuyabildiğini anlatırken, “Biri ilk harfini görünce ağlamaya başladı” diyor. Fiyatının 6 bin sterlin (Yaklaşık 15 bin TL) civarında olması beklenen cihaz sene sonundan itibaren piyasada olabilecek. (The Daily Telegraph)

3/9/2009

Yorumlar

serkan_isin kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: 1

‘yukarı’ dedin

1950'lerin başında telefon ve telefon hatları yaygınlaşırken, ortaya "" denen halt da çıktı. AT&T'nin hatlar arasındaki iletişim için bir ton kullanırken sırada, bu hatlarda bedava telefonla konuşma fikri de ortaya saçılıverdi. 2600 HZ'lik bir "ıslık" çalabilmekti sorun. Bunu bulan kişi, doğuştan kör olan Josef Carl Engressia olmuştur. ve elbette ki, kendisi hacking denen şeyin felsefesinin temelinde yatan şeyi de bulan adamlardan biri olarak da anılacaktır. Doğuştan kör olması da hem çok ilginç, hem de çok sıradan geliyor bana.

Aletheia kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: 13

‘yukarı’ dedin

bana da fringe dizisindeki ana karakterlerden doktor walter bishop'ın gençliğindeki icatlarından birisi gibi geldi... orada bu tarz ve daha farklı meselelere enteresan perspektifler sunuluyor bilimsel gelişim üzerinden... tabii, farklı gerçeklik dünyaları da cabası.

sepp kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: 7

‘yukarı’ dedin

Ana haber üsttekiydi.. Aradan geçen zamanda olayın bir "naylon" haber olmadığını ve maliyet bütçesi konusunda da öngörülerin sınıfta kaldığını görmüş oluyoruz...

... ... ...

ABD'de geliştirilen ve İngiliz Savunma Bakanlığı'nın girişimiyle ilk kez İngiliz Başçavuş Craig Lundberg'ta denenen "BrainPort" (beyin kapısı) adı verilen cihaz sayesinde, görme engelliler çevrelerindeki cisim ve şekilleri dillerinin üzerinde tuttukları 'BrainPort' adı verilen cihaz yardımıyla bir anlamda görebilecek.

Cihaz, güneş gözlüğüne yerleştirilen bir video kamera ve diğer ucunda bulunan lolipop şeklindeki bir aygıttan oluşuyor.

Yoğun bir eğitim programından geçti

Yoğun bir eğitim programından geçirilen kullanıcı, bu akımlar arasındaki farklılıklar sayesinde kameranın yakaladığı görüntüyü algılayabiliyor.

ABD'li Tümgeneral Gale Pollock liderliğindeki bir ekibin geliştirdiği cihaz, bir gözlüğe iliştirilmiş kamera ile dile yerleştirilen uzantısından oluşuyor. Gözlükteki kameradan gelen görüntüler, elektronik sinyallere çevrilerek dilin üzerinde tutulan aygıta iletiliyor.

Aygıt, sinyalleri dil üzerinden beyne iletiyor. Beyin de bunları yeniden görüntüye dönüştürerek kullanıcının zihinsel olarak görmesini sağlıyor. Henüz prototip aşamasında bulunan aygıt, cisimlerin siyah beyaz ve iki boyutlu algılanmasına yardımcı oluyor.

Aygıtı kullanan ilk kişi olan Lundberg, "BrainPort" sayesinde çevresindeki cisimleri dış hatlarıyla rahatlıkla algılayabildiğini ve hatta bazı yazıları okuyabildiğini söyledi.

"Yardıma ihtiyacı olmadan yürüyebiliyor"

Onbaşı Lundberg, "beyin kapısı" cihazı sayesinde okuyabildiğini, cisimlerin şeklini anlayabildiğini ve yardıma ihtiyaç duymadan yürüyebildiğini söyledi.

Lundberg, "9 voltluk bir pili yalıyor ya da patlayan şeker yiyor gibi hissediyorsunuz. Kameranın dilinize gönderdiği sinyallerin ne anlama geldiğini ayırt edip bunları şekle dönüştürebiliyorsunuz" dedi.

Kullanımı için gereken eğitim masraflarıyla birlikte 18 bin sterline bir başka hesaplama ile yaklaşık 45 bin TL'ye mal olan aygıt, cisimlerin görülmesini sağlamak üzere dile toplam 400 ayrı noktadan sinyaller gönderiyor. Uzmanlar cihazı daha küçük hale getirip kullanıcının ağzının içinde kalıcı olarak monte ederek daha rahat kullanım sağlamayı amaçladıklarını bildirdi.

serkan_isin kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: -1

‘yukarı’ dedin

insan olmak konusunda zaten yeterince sıkıntımız varken, bir de yavaş yavaş "siborg" ya da "android olmak" (yani protezi ile organik bir halde yaşamak) konusunda da düşüneceğiz ve şiirler yazacağız desene..örneğin ya da

Beyninden hızla koşup gelen dürtüler beyaz kaptaki elektrot algılayıcılar tarafından yakalanıp motorları çeviren sinyallere dönüştürülüyor ve yapay dirsek bükülüyor. Hem bu standart modeli, hem de daha da kontrollü ve daha deneysel bir modeli kullanan 40 yaşındaki Kitts, "Üstünde durup düşünmüyorum aslında. Hareket ettiriyorum, oluyor," diyor. "Kazadan sonra kendimi yitip gitmiş gibi hissettim. Tanrı böyle feci bir şeyi bana neden yapmıştı, anlayamıyordum. Bu günlerde bende bir heyecan bir heyecan. Çünkü kolu her geçen gün daha da iyileştiriyorlar. İleride bir gün bu kolumla da hissedebilmem, çocuklarımın söylediği şarkılara alkışla eşlik etmem mümkün olacak." Beden ve kemik hasar görmüşse ve hatta tamamen kopmuşsa bile, bir zamanlar o bölümü yöneten sinirler ve beyindeki alanlar işlemeye devam ediyor. Kitts bunun canlı kanıtı. Doktorlar mikroskobik elektrotlarla ve sihir denebilecek cerrahi müdahalelerle, başka hastalarda bu parçaları fotoğraf makinesi, mikrofon ve motor gibi cihazlara bağlamaya başladı. Çabalarının sonucu olarak körler görebiliyor, sağırlar duyabiliyor ve Amanda Kitts gömleklerini katlayabiliyor. Kıtts "yarının insanları" denilen, bedenlerinin eksik veya zarar görmüş kısımlarının, sinir sistemlerine yerleştirilen ve beyinlerinin komutlarına tepki veren cihazlarla değiştirildiği insanlardan biri. Kullandıkları makinelere sinirsel protez ya da bilimkurgu yazarları sayesinde yaygınlaşan, bilim insanlarının da daha rahat kullandığı ifadeyle biyonik uzuv deniyor.

Konuyla ilgili en başarılı "deney": Greg Gadson

Makinaya bağlı olarak doğan bir bebek annesi olarak akademisyenin olaya bakışı (ve konuyla ilgili bi ton yazı için bkz )