Buradasınız

Dadaistin Harman Olduğu Yer: Türkiye!

Birincil sekmeler

bariscetinkol tarafından 9. Kasım 2009 - 22:32 tarihinde gönderildi
Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: 3

‘yukarı’ dedin

[...] Geçelim dada’ya. Bir kısım şair ve sanatçı arasında 1920’de Zürih’te başlayan bir sanat akımı dada. Sonra Paris’e, Berlin’e; oralardan da tüm dünyaya sıçramıştır. Dadacılar bildik sanata, burjuva değerlerine karşıdır. Eserlerinde sanatın ne olduğundan ziyade ne olmadığına bakarlar. Bu akımın babaları: Man Ray, Tristan Tzara, Marcel Duchamp ve Paul Eluard’dır. Benim kuşağımın da dadacı sanatçıları var: Şair Serkan Işın’ın geçtiğimiz aylarda Dada Korkut adlı bir kitabı çıktı mesela.

Ama kitap mitap boş iş, Filmmor Kadın Kooperatifi’nin 2008’de hazırladığı bir belgeselde izleyip buraya alıntılayacağım cümleler, aslında gerçek dadaistin harman olduğu yerin halkımızın bağrı olduğunu ispatlıyor. İnsanımız namusu tanımlamış. Buyrun: ‘Valla bilemiyorum...’ Daha iyi! ‘Namus kavramı bizde ağır olur.’ Altı okka mı? ‘Balkona bile çıkartmıyorlar; namusumuza zarar gelirmiş.’ Bisiklet de tehlikelidir. ‘Eşim, ben 20 gün, 25 gün yola gidiyorum, evinde oturup çocuklarını bekliyor, gerekirse camdan çerçeveden bakmıyor, benim getirdiğim paraya kanaat ediyor, benim için namuslu kadın örneği karşınızda.’ Yorumsuz. ‘Annemin, yengemin namusu, bizim genel namusumuz.’ Genel derken? ‘Sana bağlı kalan bir cismin sana olan bir yükümlülüğü ve senin ona karşı şeyin...’ !? ‘Her koyun kendi bacağıyla asılır...’ Koyun olarak gördükten sonra... ‘Erkek konusunda namus olmaz zaten. Namuslu kadın, başı kapalı olur, eteği uzun olur, genellikle eteğinin altında pijama olur.’ Nefis ya! Budur!..

Etiketler: