modernizm

Elinin mürekteriyle itmek: türlü türlü düşünceler

Kişisel olarak kitaplarım ya da yaptığım şeylerle ilgili az yazılmasından ya da hiç yazılmamasından pek hoşnutsuz değilim. Edebiyat ortamının böyle bir değerlendirme yeteneği, gücü olduğu konusunda şüphelerim var, birincisi. İkincisi ise, bu tür girişimlerin tüm detayları ile anlaşılabilmesinin imkânsız oluşudur. Örneğin Karagöz Edebiyat'ın 3. sayısında Tüğün ile ilgili çıkan iki değerlendirme yazısı da, bu imkansızlığın, bazen okuma eksikliğine ne kadar fazla dayandığının da kanıtı gibi.

Şiir Şöyle Öldü

Birkaç zamandır, eleştirmenlerin ya da eleştiri/tanıtım yazıları yazanların, mesailerini harcadıkları kitaplar hakkında yazıyorum. Yazıyorum çünkü, bu kitapların neden öne doğru çıkarıldığını merak ediyorum. Yazılanlara göz attıkça ve ciddiye alınması gereken tek sorunun, şiir kamusu üstü bir soru olduğunu düşünüyorum. O soru, aslında şair de bir insan olduğu için, doğrudan insanımızla ilgili. Sosyolojik ve bir o kadar da psikolojik bir soru çıkıyor ortaya.

Burada, biz, kurduğumuz devlet ve o devletin bizi, belli bir yaşa kadar getirmesi gereken kurumları (başta aile) ile bir bütünüz. Şairleri değil, bizzat bizi, sokakta gördüğümüz ve ortalama 4 yıl eğitim almış olması olası herhangi birini düşünün..

Cohen Şiiri Ne Kadar Postmodern?

Cohen Şiiri Ne Kadar Postmodern?
Clint Burnham

çeviren, suzan sarı

İçeriği paylaş