mevzuat

Serkan Işın kullanıcısının resmi

(Dün yazdıklarıma devam ediyorum)

Helen White ile bir söyleşi yaptım, Karagöz için (önümüzdeki günlerde yayınlanacak). Aslında denk geldi Helen White. Hakan Arslanbenzer, Mahfil'de Suzan Sarı'ya mı çattıydı ne olduydu, bir Belçikalı geyiği döndü ortada. Geyik diyorum çünkü aynı şeyleri örneğin, bambaşka bir bağlamda İsmet Özel'den de duyabilirsiniz (Karagöz 2-3). Belçika konusu, Türkiye'de "ele verir talkımı" deyiminde rafineleşmiş bir şey haline geldi. Kendisine bakmadan, etrafa akıl verme durumu vardır ya bizde. Aynen o. Helen White, İngiltere doğumlu bir şair.

Serkan Işın kullanıcısının resmi

Öncelikle hemen belirtmek gerekir ki, poetikhars/zinhar/zinharpost kapandı. Kapandı derken, artık edebiyat tarihinin, ilgisini esirgemiş okurun -genelde müzeleri bu yüzden gezeriz, geç kalmışlığımızın kasveti ve vurdumduymazlığı ile, edebiyat tarihçisinin, genç şairin ya da internet üzerinde edebiyat nedir, ne değildir diye merak edenler için google aramalarında yukarı sıralarda olmak dışında bir işlevi olmayacak bundan böyle. Bu son yazı da, muhtemelen trilyonlarca bit bilgi arasında bir yerlerde, keşfedilmeyi ya da anlamayı bilen birilerinin ilgisini bekleyerek kaybolacak gidecektir. Geriye ne kalacaktır, bunu pek kestiremiyorum. Bunun pek de bir önemi yok artık.

Serkan Işın kullanıcısının resmi

Görsel şiir ile tartışmalar, belki de bizi meşrulaştırarak ve orada dondurarak devam edecektir. Bunu görebilmek zor değil. Dikkat edilirse, örneğin Varlık'taki yazılarda, en kabasından yapılan eleştirilerden biri "önce şair olacaksın!" uyarısıdır. Bu uyarı, bir tahakküm aracıdır ve şairliklerini neye ve kime, hangi geçer akçe ölçütlere dayandırdıklarını bilmediğimiz kişiler tarafından bize getirilmektedir. Bu, işlerin nasıl yürüdüğü hakkında biraz bilgi verebilir. Türkiye'de şiirle ilgili tüm tartışmalarında odağında, bir çeşit "merkez/çevre" çatışması yürürlüktedir. Bunu, bunca senedir gözlemliyorum. Örneğin, Roman ya da Öykü konusunda yani edebiyatın şiire göre daha fazla dışarlıklı kalan türlerinde bu aşılmıştır ya da aşılmış gibi görünmektedir. Merkeze gelen ya da kendisine merkez görevi verilenler, bu yerleri kaybetmemek için çevreden gelen her şeye balta ile yaklaşmayı tercih ederler.