"Face it, Murat"

Birincil sekmeler

Çok iyi!
12
O kadar iyi değil!
-14

Poetry dergisinin yanısıra, "Poetry Foundation"a bağlı olan bir de "Harriet" isimli bir blog var. Harriet'a geçenlerde gönderilen bir blog yazısı dikkatimi çekti, başlığı şöyleydi:

"Şairler: Gerçekten, bildiğim en tembel, en aptal insanlardır."

Kanadalı bir şair olan Christian Bök'ün sözleriydi. Aslında şiirin oluşum sürecinden bahsetmeye çalışsa da, bu ifade ister istemez dikkat çekmişti.

"Ben büyük ihtimalle teknik yönden yönelimliyim ve tanıdığım şairler arasında pek çoğu bana çok tembel ve çok budala geliyor. Sürekli öğrencilerime şiirin düşündükleri kadar zor olamayacağını çünkü düşündükleri kadar zor olsaydı, şairlerin bunu yapamayacağıyla ilgili takılıyorum. Gerçekten, bildiğim en tembel, en aptal insanlardır. Kısmen şair oldular çünkü bu işe indirgendiler, değil mi? Öğrencilerinize asla bildiklerini yazmalarını söylemeyeceksiniz, çünkü onlar şair!"

Bu bir blog yazısı olduğu için de haliyle yorumlar yazılmış. Bu yorumlardan bir tanesi Murat Nemet Nejat'a aitti. Nejat, Bök'ün sözlerini ciddi ciddi eleştiriyor, şairin ana iddiasının temel olarak kendi tohumunun tersine giderek, bu yolla şairin kimliğini dış bir "objektiviteye" terk etmesi olduğunu belirtiyor. Bunu da saçma bulduğunu yazıyordu. Şair aslını bırakacaksa neden yazsın diye soruyordu. Geçinmek için daha kolay yollar olduğunu söylüyordu.

Nejat'ın bu yorumunun ardından da Kent Johnson'un "Yüzleş bununla Murat. Türk şairler de aptal ve tembeldir." diye başlayan ve "Kavramsal olarak ilerlemiş Batı için tanrıya şükredin" gibi sözlerle devam edip, gerçekten avant-garde olabilmenin "yollarını" anlatan yorumu vardı.

Nejat, "Türkiye'de aptal ve tembel iyidir. Baklava, lokum, odalıklar, dekadans ve diğer gelişmemiş aktivitelerle iyi gider." diye işi ironiye vuruyordu.

Yorumların devamı Ayasofya'ya kadar varıyor, isteyen okusun.

Yorumlar

serkan_isin kullanıcısının resmi

Çok iyi!
O kadar iyi değil!

Puanlar: -9

‘yukarı’ dedin

Her ne hikmetse, cevap yazdım bu arkadaşlara, ama yayınlamazlar falan buraya da alıyorum. Daha da yazacaktım ama, tembel ve aptal sayılırım;

"Yeah Kent (and Murat?), stupid and lazy is actually good in Turkey, same as good as profiling and creating "opinions" from tired stereo types that goes around here since 1800s. We are a bunch of lazy "habibs" wondering, drooling about Western culture! As, very well documented in a Jackie Chan movie (80 Days Around The World) Istanbul is governed by Arnold and we dance, dance, dance!

And Seyh Galip and Mevlana as Madonna showed you in your music videos, are some kind of Buddha's with new and cool dance figures! Lennon and Beatles told that already in 1960s, but Mevlana says nothing more than "come together". And you knew that already, thanks to Yoko!

And our poetry is nothing but Farisi (persian) mumbling! We -who the hell are we?- some kind of barbarians still the time we crashed our heads to the walls of peacefull vienna!

But even we, had some word for you two guys, a stereo type in our literature since 1890s: "zuppe" (in turkish) and you know that word from Homer Simpson maybe: "la di dah"