Eliminem la lectura en veu alta eliminem la lectura ...
Poesia T/47 (p. 19) > Guillem Viladot
Yazan:Laura López Fernández
(laura.lopez-fernandez@canterbury.ac.nz)
University of Canterbury New Zealand
(Metnin Orjinali İçin Tıklayın)
Zamanımızın görsel kültürüne sadık olarak Bask yazar Ainize Txopitea, bir ölçüye kadar görsel şiirler olan ve güncel bir konuyu paylaşan bir poster-imaj serisi sunuyor bize: Şiddet. Çağımızın göstergesi ve yazgısı olarak toplumsal, siyasi, cinsel, bilgilendirici, kültürel ve karşı-kültürel şiddet, her zaman ve her yerde bize eşlik eden gölgemiz oldu.
Sanatçı, gündelik ve anonim haykırışlarımıza açık olarak, harap ve ihlal edilmiş dünyalarımızın kaydı olan bir dil ya da bir “di(maj)l” [“Langu(im)age” ] yaratarak, göz açıp kapayıncaya kadar nedenli tarihsel felaketlerin maskesini düşürüyor. Ainize imajları, eleştiri ve ifşanın görsel bir kaydını üretiyor; her türlü şiddete karşı, tinin ölümüne karşı ve ayrı disiplinlerin bölmelerinde anlaşılan sanat fikrine karşı protest bir görsel yazı.
Txopitea’nın “Carteleria Poética”sı 24 poster içeriyor ve kapılarını Joan Brossa’dan, tempus fugit’in* ebedi ikilemine ve “hayati şeyleri” ilk bakışta elde etmenin önemine gönderme yapan bir epigrafla açıyor. Yazar, temelde görsel bir dil kullanarak, izleyicilerini, bütün zamanların avangart sanatçılarınca öylesine önemli olan bu inanç içine yerleştiriyor. Ve sadece bu posterlere bir göz atarak bazı içeriklerin yayılma ve algılanma hızını anlayabiliriz. Bu, sözcüksel varyantlarda odaklanmış minimal bir sözel sözdizimi ile şiddet temasıyla ilişkili bir dizi his ve duyguların iletimini mümkün kılıyor; fakat dikkatimizi renge ve popüler kültürden gelen bir ikonlar seçmesine yönelterek.
Bu posterlerin minimal sözel sözdizimi, statik olmasına rağmen, şiirlerin grafik imajları ile uyumlu belli bir dinamizmi yakalıyor. Çarpıcı bir yan örneğin, yerleştirildikleri görsel içeriğe cisim veren çağrışımsal ve benzeşmez mahiyette basit söz oyunları birleşimidir. İki farklı posterde şunu okuyabiliyoruz örneğin: MATAME ve MATAMATA-.
Burada birkaç sözcüksel birleşim var: Beni öldür (MATAME), ya da Beni bağla (ATAME) ve Öldür Öldür (MATA), Bağla, Bağla (ATA), Sev (AMA). Önce, yazarın bizde aşk ve mistisizm dolu bir locus amoenus** çağrıştırdığını düşünebiliriz fakat bütün bağlam içinde bu sözsel oyunlar, kitle iletişim (film endüstrisi, tüketimci propaganda, vb.) tarafından üretilen bazı stereotiplerin sömürüsüne karşı eleştirel ve gizemsizleştiren bir ton alıyor. Bu poster serisi içinde kullanılan sözel bileşenler, yazarın şiddete karşı eleştirisinin ana temasını güçlendiren bir yinelenen unsurdur.
Bu imajların görsel tarafına gelince, kolaj tekniği, hızlı ve keskin türden bir tempo yaratarak, şiddet temasına ilişkin işlevsel bir öge oluyor. Bir diğer teknik, ögelerin, ikonların, nesnelerin tek bir imajda toplanması, gerilimi artırarak benzer işlevsel bir biçimde etki yapıyor. Ek olarak, içerilen nesnelerin ve ikonların benzeşmez mahiyeti, bir kaos hissini ve kentsel gürültüyü, bugünün insanının temel durumu, güçlendiriyor. Bu posterlerde dikey ve gergin bölgeleri vurgulayan özgün bir diğer düzensel ve grafik öge, piksellerden, karelerden ve siyah ve beyaz noktalardan oluşan bir görsel arka plan kullanımıdır. Bu sadece tekno-grafik bir farkındalığı değil aynı zamanda tematik olarak işlevsel bir görsel yazımı açığa vuruyor.
Bu görsel yazımın bir diğer önemli unsuru renksel kontrastların- siyah ve beyaz ve siyah ve kırmızı gibi- yinelenen kullanımıyla göze çarpıyor. Bu görsel kontrastlar şiddet temasını vurguluyor. Tutku, kösnü (Lauren Bacal mitinde sembolize edilmiş), cinsellik, kan, ölüm (gaz çocukları ve nazi’lerin gamalı haçı), acı ve kavrayamama (Fridha), terörizm, Irak (Bush), sokaklardaki şiddet, protesto olarak anonim sesler (grafiti), bu imaj kolajlarda yayılan ana mesajlardan sadece bazılarıdır.
Bu serideki ilk görsel şiir, şiddetin dışsal duyularımıza- görme, koku, tat- bir silah gibi etki ettiği “Ser Palabra” (Kelime Olmak)dır. Şiirin kadın yüzü kapanmıştır. Konuşamaz, göremez, ve koku alamaz. Ayrıca, bu şiirdeki rengin yokluğu, bu durumda, şiddet temasını güçlendiriyor. Kadının ağzındaki ve burnundaki makas ve gözlerini örten harfler, burada, her yerde ve her zaman hazır ve baskıcı bir toplumsal aygıt olarak yorumlanabilir. Bu görsel şiir, aciliyetin, paniğin, acının ve aynı zamanda tinin ölümünün bir şiiridir. Bu, arka planı doldurulacak siyah ve beyaz boşluklarıyla bir bulmaca olan siyah ve beyaz bir şiirdir; boşluklar, kararlar veren genç insanların ve bir kriz işareti ile bize adım atan eğlencenin semboliğidir. Aynı bulmaca kavramı, bize sözel-görsel kodlar içinde deşifre etmek için bir dünya sunan “Carteleria Poética”nın ana motifi olarak işler.
Görebileceğimiz gibi, bu şiirlerde yazar, harika bir geçmişi ya da kayıp cennetleri çağrıştıran çekici nostalji ögesini kullanmaz. Bu imajlar, şiddetin, boşluğun, acının ve umutsuzluğun çoklu göstergeleriyle yüklü tarihsel zamanlarımızın barbar edimlerinin- bireysel ya da kolektif- bir kaydıymış gibi görünür. Tinin ölümü ve bedenin ölümü kendilerini, içinde yaşadığımız dünyanın/bulmacaların siyah ve beyaz boşluklarını dolduran, ne doğurgan ne de doğal olan edimlerimizin zorunlu bir sonucu olarak sunarlar.
Bu posterlerin ne ana teması yeni, ne de yazar tarafından kullanılan görsel teknikler. Görsel sanatlarla ortak olan teknikler ve materyaller kullanarak yazar, çağımızın en büyük krizlerinden biri hakkında bizimle “konuşuyor”. Parçalanma ve çeşitlilik onun görsel yazımının etik ve estetik unsurları olarak işliyor. Yazarın bize sunduğu şey, gündelik çatışmalardan kaçmak için ne görsel ne de sözel bir hazdır. Yazar, görsel bir locus amoenus ile değil, ama stresin ve boşluğun hakim olduğu dünyamızın karanlık yüzleri hakkında bize sadece birkaç saniye eleştirel, estetik ve siyasi parıltılar sunan geridönüşebilir ve manidar bir mekanla ilgilidir.
Joan Brossa’yı ve bu disiplinler arası ve melez dildeki diğer öncüleri izleyerek yazar, sadece bir dilden, sözel ya da kavramsal, daha fazlasını içeren sinestetik (synaesthetic) bir mesaj üretmek için değişik diller kullanır. Görsel şiirleri, toplumsal cinsiyet ve tür sınırlamalarından uzaktır ve renk, imaj, grafik teknikler, ve kelimeler gibi bir dil çeşitliliği vasıtasıyla bize “konuşan” algımıza sınırlar empoze etmez.
“Carteleria Poética”ya tamamlayıcı bir okuma için, yazarın web sayfasını, özellikle de “Deneysel Şiir” başlıklı bölümü görmek gerekiyor. Bu sitede, sözcüksel ve dolayısıyla semantik varyantlara açık görsel, sibernetik ve kinetik görsel şiirler sunuluyor. Fakat bu şiirler var olmak için okuyucunun fiziksel katılımına ihtiyaç duyuyorlar. Başlangıçta tıklanılarak harekete geçen statik bir harfler matrisi görüyoruz ve tekrar tıklayarak bu etkinleştirmeyi her an durdurabiliyoruz. Durdurduğumuz zaman, tam da o anda, diğer okumaları, ve diğer şiirleri etkinsizleştirerek, biricik bir okumayı, ve şiiri gerçekleştiriyoruz. Bu yazımda, zaman ve mekan şiirin sematiğinde iki belirleyici faktördür. Hareketlilik burada hayati bir birleşme değeri oluyor.
Bu poetik üretimin arkasında yazar, Kaos Kuramının ve Fraktal Geometri'nin ilkerini uyguluyor, ve diğer şeylerin yanısıra açık ve dinamik ama aynı zamanda da Kaosun altında belirli patronlar ve düzen olan bir şey olarak içkin bir evren mekaniği anlayışını aktarıyor.
Şüphesiz ki Ainize Txopitea kendi sanatsal kariyerinde Fraktal Yazım olan görsel yazımın geniş bir repertuarına sahip, İspanyol poetik dünyada bir öncü.
* Zaman uçup gidiyor (ç.n.).
** Rahat yer (ç.n.).
Çeviren: Gökçen Ertuğrul
- exoskeleton ağ günlüğü
- 707 okunma