Murat Üstübal

Murat Üstübal
Siyahi 8, Görsel Şiir Dosyası

Bugün görsel şiir olarak tanımladığımız hadise- hadise diyorum çünkü parametreleri Türk şiiri üzerinde tartışılır ve sindirilmesi zor etkiler bırakmıştır/bırakacaktır- ses öncelikli Türk epik ve lirik şiirinin planını ve çatısını sarsmaya yönelik bir hamle olarak ortaya çıkmıştır. Esasen, Türk şiirinde epik ve lirik arasındaki sınırlar o kadar da keskin değildir. Epiğin mitoslaştırıcı özelliğinin lirik şiirin coşkunlaştırıcı özelliği ile sık sık karıştığı olmuştur ve iki şiir de ses öncelikli yapılarını kurarlar. Epik şiir tekrar ve metonimik ögeleri ses rezonansı ile şiire sokarken, lirik şiir imgeyi ve sembolü( ki sembol epik şiirde mutlaklaşma eğilimindedir) doğa içi bir sesin rehberliğine verir. İki şiir türü de varlıklarını ve meşruiyetlerini kendi dönemlerinin koşullarından alırlar. Epik şiir de lirik şiir de antik çağlardan bu yana dönüşerek ve gelişerek yeni yüzlerle ortaya çıkmayı bilmişlerdir. İki şiir türünün karışımının ya da ayrımının evrenselleştirici bir niteliği olabilir, ama iki şiir türünün varlığına koşullanmak sürekli aynı kazanın içine düşmek gibidir. Şair/sanatçı için de böyle bir önceleme mümkün değil.