eleştiri

Söylemeden edemeyeceğim: Şaka mısın kör müsün?

Bu sitenin içeriğine bir göz atın. 2007 yılında dergilerde yayınlanmış tartışmalara, konuşmalara, dosyalara filan da göz atın. Google önemlilik derecesine (google rank) göz atın (dört olduğunu göreceksiniz). Internet üzerinde "görsel şiir" diye bir şey aratın, karşınıza çıkan yer elbette burası olacaktır. Bu sitenin adının geçtiği yayınlara, kitaplara göz atın. Referans olarak alındığı yerlere de bakın. Bunların hepsi 2007 yılında neredeyse tavan yaptı ve insanlar, şairler bu sitenin ortaya attığı şeyler konusunda fikir yürüttüler, hala da kendi kendilerine fikir yürütüyorlar, yürütecekler de.

Şiir öldü ve yaşasın Blackberry ve aktif pazarlama!

"Şiir öldü. Tersini iddia edenlerle tartışmaya hazırım. Bugün şiir okurken yaptığımız, bir müzenin koridorlarında dolaşmak ve geçmişin azametli günlerini özleyerek gözyaşı dökmek. Artık bir şiirin güzelliğinden dolayı duygulanmıyoruz. Duygulanıyoruz, çünkü okuduklarımız bize dünyanın şiirle dolu olduğu ve asla geri dönmeyecek o güzel günleri hatırlatıyor. Bugün yazılan her dize, aslında şiir sanatına yakılmış bir ağıt." diye belirtmiş Tuna Kiremitçi.

Görsel Kültür de ne ola?


Sanat, Tasarım ve Görsel Kültür

Malcolm Barnard
Ütopya Yayınevi

"Sanat, Tasarım ve Görsel Kültür" kitabının en azından birinci bölümünü okurken aklıma gelen soruları bir kenara not ettim. Bazı sorular, çoğu kez sorulan sorulardan doğdu, bazı sorular da Malcolm Barnard'ın "görsel kültür nedir?" sorusunu yanıtlamak için geçtiği evrelerden apartıldı. Bizim için görsel olan, görsel kültür, görünen olan, görünür kılınan, görünebilir hale getirilebilen ile bunların tam tersi olan nedir? Nerede başlar, nasıl gelişmiştir? Biz gerçekten neye bakar ve neyi görürüz? Bütün bu soruların cevapları, bize şiir ile görsel kültür/terbiye diyebileceğimiz şey arasındaki ilişkiyi verecek midir? Bizde bir bakma/görme yolu var mıdır, yoksa tam tersine bakmama terbiyesi mi almışızdır?

YAZMAMAK VAR MIYDI HARBİDEN?

Can Bahadır Yüce

Bir, birinci tekil şahıs düşünün. Bu, birinci tekil şahıs sadece şu aşağıdaki fiileri kendisine iliştirebiliyor. Ya da kendisi olduğunu iddia ettiği şeyin eylemlerini, aşağıdaki fiillerle kanıtlayabiliyor, yani kendisini temsil etme yeteneğini böyle kullanıyor. di'li ya da miş'li geçmiş zamanın ezici bir üstünlüğü var aşağıdaki listede. Geniş zaman ve şimdiki zaman ise, kip olarak sadece birkaç noktada geçerli.

Bahsettiğimiz bu birinci tekiş şahıs hakkında daha fazla ne diyebiliriz? Kendisi hakkında verdiği malumatların, eylemlerle desteklenen ve önümüze serilen tipolojisi üzerinden düşündüğümüzde, nasıl biri konuşmaktadır karşımızda?

KEMAL ÇUBUK'A CEVAPLAR

Öncelikle poetikhars.com'un kapanma süreci hakkında 'çevrimiçi' dışında pek fazla bilgi dışarı sızmadı. İnsanlar kendi aralarında birşeyler konuşuyorlardır, orası başka. Fakat kapandıktan sonra geçen zaman içinde benim gördüğüm, izlediğim, okuduğum mecralardaki tuhaf hareketlenmeler üzerinden düşünürsem, 'dört gözle kapansın' diyen birçok kişi olduğu gibi, sessiz sessiz destek veren bir sürü kişi de vardı.

Donkişot şiir yazmaya devam ediyor hâlâ..*

Rene Magritte

İle dergisi ile birlikte dağıtılan, Fergun Özelli ve Hayri K. Yetik tarafından hazırlanmış olan "Şiir Kitapları ve Hayat 2007", sormacalarla geçtiğimiz sene yayınlanan şiir kitapları bağlamında Türkçe şiirin sorunlarını mercek altına almaya çalışmış. Kitabın ilk sorusu "2007 yılında, hayat şiire, şiir hayata dahil olabildi mi?". Yanıtlarda, tahmin edilebileceği gibi, 'şiir hayat kardeş, teknoloji kalleş' kolaycılığına kaçışın ağırlığı hissediliyor.