YAŞAMAK

Ardında çoktan bir ceset bir heyüla,
Gölgen dönüşür titrek ve yorgun bir ihtiyara,
Çıkarsın merdivenlerden bin bir emek,
Geçmişi yad edersin sendeleyerek,
Duvarlarda ümitle direndiğin karanlık,
Teslim alır ruhunu bir gece ılık ılık,
Bakarsın ki ufka bu çöl ebedidir,
İstikbalsiz, neşvesiz beyhude bir beldedir,
Tırmanır,sürünürsün ,yürürsün biteviye,
Dönersin ve gelirsin kahırla aynı yere,
Ne tekemmül ne tekamül bir tefessüh yaşamak
Boşuna bir hevestir ufuklarda yaşamak,
Ki bir gurub hüznüyle çalar ruhunu yere,
O narin porseleni işlediğin özenle,
Kırar tuzla buz eder,
Kan rengine dönüşür her parçada titreyen,
Kızıl ve kor güneşler.
Bu kan rengi güneşler hepsi senin eserin,
Bitap ve mütereddit mesuliyetsizliğin,
Levhaları açılır perde perde önünde,
Lal rengi bir hıçkırık gibi mazi derbeder,
Paramparça ızdırap, akşam rengi bir keder,
Bir kalender sükutla asumanı perdeler,
Efkar yine efkar, yine yalnız ve fakir,
Yıllar ve yollar sonra başladığın yerdedir,
Bütün o ümitlerin,
Kör bir didişmece,
Cevapsız bir bilmece,
Gibi dipsiz ve derin,
Anlamaya başlarsın kaç kuruştur ederin.

Sefil bir dilencisin sokak sokak sürünen,
Her yakaya baktıkça hüzün ve elem gören,
Meczup ve şaşkın olan şu serseri benliğin !
Sandın ki muhatabı sensin uluhiyetin,
Manasısın manasız cehennemi işlerin,
Oysa bir virgül bile değilsin bu cümlede,
İftihara mazhar bir rolün yok şu sahnede,
Silinip gideceksin…
Kuruyan otlar gibi ağustos sıcağında,
Bir günlük ömrü olan kelebeğin tadında,
Senin ömrünün tadı,
İsmin bir lüzumsuzluk, nutukların patırtı
Ehemmiyetsiz birer maleyani lakırdı,
İşte mevcudiyetin,
Ömrün ömrüne benzer,
Bir mayıs böceğinin,
Gayretle eşinerek mayısların içinde,
Taşır necasetleri o mekandan şu yere,
Tıpkı bizim işimiz,
Kibirle herzelerde debelenişlerimiz,
Bitmek tükenmek bilmez lüzumlu işlerimiz,
Bir küme ihtirasla, bir külçe iştahayla,
Edepsizce yumulup hayatın sofrasına,
Aksırık ve tıksırık olur hazin sonumuz,
Lekelenir elbette şalvarımız donumuz,
Bu bizim pek mefahir beşeri hasletimiz,
Ölünce tıkanacak şuursuz nefesimiz.

Ki bir iç geçiriştir bir nefestir yaşamak,
Ebediyi fenada mecnun gibi aramak,
Atlas yorgan içinde celalete soyunmak,

Yaşamak ciddiyetle derin bir kepazelik
Gülünç bir kibirleniş telaşlı bir rezillik…

Çizgidir bir kalemlik,
Bir bakışlık selamlık,
Çaydanlık ve de demlik,
Uzun bir yolculukta,
Dinlendiğin gölgelik

ismail Orhan Sönmez