Sonrası Kıtır Ekmek

sonrası kıtır ekmek, peşimiz sıra
sürüklenmiş birkaç kıta, önümüzde
peşin peşin yazılmamış bir ada,
düşüşümüzle solar.
ben hansel, sen gratel
onca Adem ve Havva arasından
seçilmişiz ve kovulmuşuz, pekâlâ.
Bî-çaregân ailelelerimizden
arkası yarın bize bu renksiz kainat

sonrası kıtır yeri masalın, kavrulmuş
tapışlanmış, yatışmamış önümüzde
tüm okyanusları marsın, susamlı satürn
tut elimden, düşüştürülüp durma.
demiştin ya “bizim için bitti her bir şey!”
al sana, yıldız tozları, al sana pikseller, mıcırlı
nasıl çıkacağız bu kainattan şimdi yüzün gözün fecirli
uzay elbisenden dökülüyor Ay’ uçuşumuzla şen bu katran.

Sonrası kıpkızılmatik gözleri ile cadılaşan süper novalar
Kıtır kıtır kıtırdayan titanyumlar, perişan nikeller
Ardımızda bıraktığımız yıldızları kim tutar, kim toplar
Başka kainatların cenazelediği levazım bu kainat.

Ve de ki biz, çırılçıplak endam ediyoruz ya altın bir plakta
Yanımız yöremiz okunamaz kılınmış işaretler
Dudaklarından dökülüp giden elmas yaşların
Kömürü bu kainat.
Tut nefesini sevgilim
Geriye yalnızca bir trilyon Mahşer daha
kaldı sürüldüğümüz bu boşluğa
yayılmakta bakışlarının ömrü.

bir ısırık daha o çılgın elmadan
kemiklerimizi tebelleş
gözlerimizi alevhiz kılan yolculuğumuz
sürsün insafsızlığı ile tılsımlanan bu kainat.

Serkan Işın