ŞİİRE TAPIYORUM ÇÜNKÜ...

çünkü fıtratıma perçinlenmiş bir mengene sıkıyor nefs
çünkü nefs bir mengene karıyor tenimden
çünkü muşamba gibi tenim kapanıyor kalbim üzre
çünkü kalbim kahpe, kahpe ve tenim kalbime mengene
çünkü saçlar ölmüyor tek ve tek ben korkmuyorum ölümden
çünkü bu kelimeler kahpe ve kahpe başka kelimeler de kullanıyor kalem
çünkü gövdemi binbir andan topluyorum
çünkü senin gövden de ışıkla yansıyor
çünkü gölgelerde saklanır gerçek gövdeler
çünkü gözlüklerimi takmadan göremiyorum görülmüyor zaten
çünkü gövde şu devasa termik harita şu sinir yumağı şu kemiğe kaplanmış an
çünkü kayıyorsun ellerim arasından evrime yan bakan bir balık gibi
çünkü denizden geliyor bu kentin tüm gizemi
çünkü düşmanımın da bir annesi var tüfeğine sürse de bayrağını
çünkü ölümü sabah saatine ayarlayan babam var
çünkü her gece elimde tespih gibi kadınlar
çünkü günaha bulanmayan kaç but var?
çünkü sağ elim ve sol elim arasında ben varım
çünkü ayaklarımın üzerine durmayı unutmadım
çünkü sırtım alyuvarlarım
çünkü senin sırtın ve omuzların
çünkü kavislerini keşfe çıkmış traktörlerim
çünkü hasadını toplayacağım izlerim o yüzden derin
çünkü derin kan açıyor masum çürüklerini
çünkü ortalarında güneş parlıyor dişlerin
çünkü of nefs gibi kokuyorsun of milyar promil
çünkü derin nefs al derin nefs al

bazen merdivenler varken
bazen asansörlerde öpüşür çirkin kadınlar
bazen gökyüzünden bulut geçer
bazen annen sanırsın
bazen şehvetle öpülmez dudaklar
bazen ta saçlarına fışkırır lavlar
bazen ölmeyecek gibi durursun
bazen pazarlarda dervişler domates satın alırlar
bazen takkesinin altında kocaman bombalar
bazen telefonun durup dururken çalar
bazen o olur arayan
bazen anlamsızlığa sapar yüzler beyaz eldiven takarsın
bazen yol gösteren kalmaz çöle dayarsın topuklarını
bazen bir adam başka bir adama kıyameti bildirir
bazen o adamın adı ali'dir
bazen kulakların çıngıraklı yılanlarındır
bazen sesinden kuyular kova kova gül çekerler
bazen aşk başka bir yerdedir sevgiline söyleyemezsin

çünkü başka yerdedir aşk
çünkü sevgilin yeşermeyi pek sevmez, kırmızı topak topak kusar
çünkü kaç odalıdır
çünkü tanrı şiir yazmayı yarattı kendi nefsinden
çünkü kendi nesnesini yıldızlardan falan
çünkü sesinden korkuyordu
çünkü megafonu icat etmeyi unutmuştu
çünkü şiir yazmaya tapıyordu
çünkü başka bir isimli imza atmayı sevdi
çünkü aynayı icat etmeyi unutmuştu
çünkü şiir geceyi kullanma klavuzuydu
çünkü merdaneli makinalar
çünkü telli arabalar
çünkü ikidir sorduğun soruydu

bazen ben seni öldürebilirim öperken
çünkü anlamıyorsundur bir türlü kaç katlıdır trenler
bazen kompartımanlar arasında yüzler kibrit gibi çakar
çünkü gece tayflarından biri
bazen kıpkırmızı etekler
çünkü geçip gidiyorsundur bordrolar arasında
bazen kablolardan koku iletilir kargoya ihtiyaç olmadan
çünkü tren garlarında ince elli
bazen uzun boylu emily dickinsonlar
çünkü dehşet içinde kapanır göğüs kafesin
bazen kalbin sıkışıverir araya löp löp atar
çünkü öpüşürken aortu sıkar
bazen parça parça
çünkü tektir
bazen

aklını yan yatır sokağa
aşkında hora tepeceğim
korkunç yüzlerimiz akacak birbiri üzerine
seslerimiz dublaj istemiyor bak görüyorsun çünkü
bazen tanrı şiiri yaratır
çünkü şiir tanrıyı az yaratmamıştır baştan
kıça kadar

9.4.2003 'titriyerek'
serkan ışın