Hız ve Politika'dan

Hız çatışma ve kaynaşma stillerinin temel sonucu olduğuna göre günümüzdeki "silahlanma yarışı" gerçekte mesafe, yani eylem alanı olarak dünyanın sonuna doğru ilerleyen "yarışın silahlanmasıdır".

Caydırma terimi, zırh korumasının yerini silahın aldığı, saldırının ve saldırma konumunun olanaklarının tek başlarına savunmayı sağladıkları bu durumun belirsizliğine işaret eder. Savunma konumunun tümü, hiç bir zaman vektör performanslarının "iç patlamalı" boyutuna karşı olmayıp stratejik silahların "patlayıcı" boyutuna yöneliktir; çünkü bir "vurucu güç"ün inandırıcılığının sürdürülmesi güdümlü mermilerin marifetlerinin, diğer bir deyişle coğrafi mekanı ortadan kaldırma (ya da hemen hemen ortadan kaldırma) kapasitelerinin durmaksızın geliştirilmesini zorunlu kılar. Gerçekte, hızın şiddeti olmaksızın silahların şiddeti bu denli korkutucu olmazdı; öyleyse bugün silahsızlanmak yavaşlamak, sonda doğru ilerleyen yarışı silahsızlandırmaktır. Bu yarışın hızını (yıkım ileten araçların hızını) sınırlandırmayan hiç bir antlaşma stratejik silahlanmayı sınırlandıramayacaktır; çünkü bundan böyle stratejinin özü eylem serbestliği için gerekli olan saliseleri kazanmaya hala tek başına olanak veren olguyu, araçların yerlerinin genel olarak belirsizleştirilmesinin mekansızlığını sürdürmeye dayanacaktır. General Fuller'in yazdığı gibi, "savaşçılar birbirlerine mızrak attıkları zaman bu silahın ilk hızı, yörüngesine bakılarak görülebilecek ve etkisi kalkan yardımı ile önlenebilecek kadardı; ama mızrağın yerini kurşun aldığında hız o kadar yüksekti ki savuşturmak olanaksız haline geldi"..Bedenin kaçışıyla savuşturmak olanaksızdır ama silah menzilinin ötesine çekilmekle, ayrıca kalkana sığınmaktan öte toprak sığınak sayesinde, yani mekan ve maddeyle olanaklıdır. Günümüzde ise hücum araçlarının sesüstü hızlarıyla uyarı zamanın azalması, tesbit etmeye, kimlik saptamaya ve dolayısıyla karşı saldırıya çok az zaman bırakır; öyle ki en üstteki yetkilinin savunma sisteminin en alt aşamasına, beklenmedik bir saldırı durumunda füzesavar füzelerinin atılmasını anında başlatma iznini önceden vererek kara verme üstünlüğünden vazgeçmeyi göz almış olması gerekir. İki büyük siyasi güç işte buna yanaşmamak için anlaşmayı tercih etti, böylece aynı zamanda füzesavar savunmadan da vazgeçtiler.