Apollinaire

(1880, Roma – 1918, Paris)

Wilhelm Albert Vladimir Apollinaris Kostrowitzky olarak Roma’da doğan sanatçı, Monako’daki Collège Saint-Charles’da Fransızca öğrenim gördü. Daha sonra Cannes ve Nice’te çeşitli okullara devam etti. 20 yaşında Paris’e yerleşen sanatçı, Guillaume Apollinaire ismini kullanmaya başladı. Bir süre Paris’teki bir bankada çalışan Apollinaire, “La Revue blanche”, “La Plume” ve “Le Mercure de France” gibi dergilere de katkıda bulundu. 1903’te “Le Festin d'Esope” adlı dergiyi ve kısa süre yayında kalan “La Revue immoraliste” isimli dergiyi kurdu. Bu arada, Pablo Picasso, André Derain, oyun yazarı Alfred Jarry ve ressam Marie Laurencin ile tanıştı. 21 yaşında Almanya’ya giderek, Rhineland’te 1901-1902 senelerinde öğretmenlik yaptı. Apollinaire, şiirleriyle tanınmasına rağmen, ileriki yıllarda modern resmin savunucusu olarak da dikkat çekti. Picasso ve Braque’i bir araya getirerek, 1911’de Salon des Indépendants’teki Kübist Oda 41’in düzenlenmesine yardım etti.

Birçok inceleme yazısı hazırlayan, satirik ve semi-pornografik öğeler içeren metinler yayınlayan Apolliniare, de Sade’ın yazılarının 20.yüzyıla egemen olacağını iddia ediyordu. İlk çalışması, “L'enchanteur Pourrissant” (1909), André Derain’in gravürleriyle illustrate edildi. 1911’de “Le Bestiare” adlı çalışması ise Raoul Dufy’nin gravürleriyle birlikte yayınlandı. 1913’te “Alcools”’un yayınlanmasıyla birlikte, Apollinaire, çağdaş şiirde, özgün bir ses olarak kabul gördü. “Alcools”, sanatçının geçen 15 yılda yazdığı şiirlerden oluşan bir seçkiydi ve bu seçki, klasik nazım biçimlerinin yanı sıra, kulak misafiri olunan sokak konuşmalarını içeren, noktalama işaretleri ihmal edilerek oluşturulmuş modern betimlemelerden de meydana geliyordu. Kitabın açılış şiiri ise “Zone”du.

Kübizm güçlenmeye başladığında, Apollinaire, kübizm kuramını incelediği ve öncü kübistleri çalışmaları ile birlikte analiz ettiği “The Cubist Painters” adlı denemeyi yayınladı. Sanatçıya göre, sanat tabiata doğru tutulan bir ayna değildi, bundan dolayı da kübizm temelde algısal olmaktan çok kavramsaldı. Kitabın ortaya çıkışından 10 gün sonra, Apollinaire kübizmi Orphizm için terk etti. Orphizm, Apollinaire tarafından bulunmuştu ve Orphizmi şöyle tarif ediyordu: “görsel dünyadan alınmış unsurların dışında sanatçının tamamiyle kendisi tarafından oluşturulmuş yeni yapıları resmeden sanat” Orphist sanatçılar arasında başta Robert Delaunay olmak üzere, Fernand Leger, Francis Picabia ve Frantisek Kupka sayılabilir.

1911’de Apollinaire, Mona Lisa tablosunu çaldığı şüphesiyle bir hafta gözaltında tutulmuştu. Daha sonra Fransız uyruğuna geçmeyi seçen sanatçı, piyade olarak gönüllü askere yazıldı. 1916’ya, başından yaralanana kadar, önsaflarda Champagne’de savaştı. Paris’teki nekahat sürecinde ve daha sonra, yeni sergiler düzenlemeyi sürdürdü ve 1917’de “The Breast of Tiresias” adlı oyunu sahneye koydu. Apollinaire bu oyunu sürrealist olarak niteleyerek, bu terimin tanınmasını sağladı. 1947’de Francis Poulenc, bu oyunu operaya dönüştürdü. 1914’te Sürrealist ressam, Giorgio de Chirico, sanatçıya armağan olarak iki resim yaptı.

“Le Poete Assassine” (1916, The Poet Assassinated), doğumundan şair olarak ortaya çıkışına kadarki süreyi ve bir gangster çetesinin elinde ölümünü kapsayan büyük bir “croniamantal”tan oluşan bir kolajdı. Apollinaire, bu çalışmayı yıllarca biriktirdiği parçaları birleştirerek meydana getirmişti. Tuhaflıktan çoskunluğa kadar kırık, episodik anlatı değişiklikleri içeriyordu.

Apollinaire, 1918 yılındaki büyük grip salgınında Paris’teki apartman dairesinde öldü. Deneysel Kaligramları(1918), Apollinaire’in savaş tecrübelerinden oluşan poetik kayıtları, ölümünden birkaç ay sonra yayınlandı. Ardından, Andre Breton, Tristan Tzara, Paul Éluard ve Louis Aragon, anlatının yeni dünyalarını keşfetme çağrısını daha ileriye götürmeye çalıştılar. Kübizm, pek çok yazın çalışması üzerinde izler bıraktı. Max Jacon, Andre Salmon, Pierre Reverdy ve Gertrude Stein, kübist ressamlarla yakından ilişkili oldular. Eleştirmenler, Andre Gide’nin Les Fauxmonnayeurs (1925) adlı romanında kübist estetiği görmektedir. Apollinaire’in önemi, Sürrealizmin öncüsü ve modernist bir şair olarak, ölümünden sonra da büyümeye devam etti.

KAYNAKLAR:
http://www.kirjasto.sci.fi/apollina.htm
http://en.wikipedia.org/wiki/Guillaume_Apollinaire