Habersiz Buluşma

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'nde (SSM) düzenlenen ''Habersiz Buluşma/ Blind Date İstanbul'' başlıklı sergi, Deutsche Bank çağdaş sanat koleksiyonuna yeni katılan eserlerle, SSM'nin hat koleksiyonunda yer alan eserleri buluşturuyor ve bu sergi, İstanbul Bienali'ne paralel etkinlik olarak dün açıldı.

Sergi, Hans Arp, Joseph Beuys, Paul Klee, Wassily Kandinsky, Adolf Hölzel, Sylvie Fleury, Frances Stark, Karin Sander, Tony Cragg gibi çağdaş sanatçılarla, Şeyh Hamdullah, Hafız Osman, Derviş Ali, Mustafa Rakım, İsmail Zühdi, Yedikuleli Seyyid Abdullah, Eğrikapılı Mehmed Rasim, Kadıasker Mustafa İzzet ve Sami Efendi gibi hat sanatçılarını bir araya getiriyor.

Çeşitli yayın organlarında, "Deutsche Bank'ın, kendi koleksiyonlarını tarihi mekanlara yerleştirdiği ve dünya müzelerindeki eserlerle buluşturduğu ''Blind Date'' projesi, eski-yeni karşıtlığını ve çarpıcılığını vurgulamayı amaçladığı sergi dizilerinin devamı niteliğini taşıyor" şeklinde sunulan ve ''sıra dışı karşılaşmalar ve beklenmedik ilişkiler'' temasının işlendiği belirtilen serginin farklı anlamlar taşıdığını düşünüyorum. Öncelikle soyut sanatla, İslamik kaligrafinin aynı sergide buluşmasını "sürpriz bir buluşma" olarak görmüyorum. 2005 yılında beklenenin üzerinde ziyaretçiyi ağırlayan "Picasso Sergisi" sırasında da Picasso'nun tablolarıyla, Hat eserlerinin birlikte sergilenmesi gerektiği gündeme gelmiş ve Şevket Rado'nun kitabında "Picasso'nun Arap yazısını okumayı bilmemesine, İslamla müşerref olmamasına rağmen, Hat eserlerinin taşıdığı soyut güzelliğe hayran olduğu"ndan bahsettiği ileri sürülmüştü. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, kaligrafik tekniklerden yararlanan soyutçuların sadece İslamik kaligrafiden etkilendiğini söylemek de yanlış olur, daha belirgin olarak Çin kaligrafisinden etkilenmişlerdir, çünkü bu kaligrafide fırça kağıttan hiç ayrılmadan yazılır, Hat'ta da kamış kaldırılmaz, ancak islami kaligrafide her detay önceden belirlenmiş, tesadüflere yer bırakılmamıştır, Çin kaligrafisinde ise yazı daha hızlı yazılır ve doğaçlamaya açıktır.

Yine 2005 sergisinde, Nurullah Berk'in şu görüşleri alıntılanmıştı:

"Batı'nın çağdas sanatı, ancak dini konulardan ve tarih sahnesinden koptuktan sonra Yakın ve Uzak Doğu'ya yöneldiğinde hat sanatının soyut resim karakterini kesfetmistir."

"... İran minyatürlerinden etkilenen bir Matisse'in yanında Kandiski, Klee, Hartung, Miro, Herbin, Morellet gibi ressamlar Arap yazılarından yeni çizgisel tertip ve terkipler çıkarmaya başlamışlardır. (...) Müslüman Doğu'nun pek zengin bir sanat türü olan yazı, Avrupalı sanatçıların elinde, soyut anlatımın değisik ve zengin örnekleriyle süslenmiştir."

Birbirinden "habersiz" olduğu vurgulanmaya çalışılan Hat ve Soyut resim, hiçbir zaman birbirinden habersiz kalmamış olsa da, Hat ve soyut sanatın şimdi buluşabilmeleri bile kafi.. 1 Kasım'a kadar..

Kaynaklar:
http://www.thing.net/~grist/ld/young/notation/notate.htm Karl Young, Kaldron, 1983
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=266828 'Habersiz Buluşma'nın Hattatları, AA, 06.08.2007
http://www.haberler.com/haberf.asp?haber=989038 Efnan Atmaca, Radikal Gazetesi, 08.09.2007
http://www.oncevatan.com.tr/Arsiv.asp?yid=3 M. Kemal Sallı, Önce Vatan Gazetesi, 22.12.2005