Arkeolojik buluntularla "modernite" arayışı
Suriye'de, Halep yakınlarında bulunan "dünyanın en eski duvar resmi", Afrika'daki 70 bin yıllık geçmişe sahip mağara resimlerinin ve Çatalhöyük'ün üzerinden yapılan "modernite" tartışmalarını bir kez daha alevlendirdi.
1990lı yıllarda, Cape Town yakınlarında bulunan mağara resimlerinin, Fransa ve İspanya'da bulunanlardan en az iki katı kadar daha eski bir geçmişe sahip olduğu anlaşıldıktan sonra, kognitif arkeoloji ile ilgilenen arkeologlar, Afrika'daki buluntuların daha eski olmasından çok, içerdikleri soyut ögelerin önemine dikkati çekmişler ve bunların "modern insan davranışı"na işaret ettiğini vurgulamışlardı. Modern davranışın ne olduğu konusunda ise, ana hatlarıyla, soyut veya betimleyici imajları oluşturabilecek, kognitif beceriye sahip olabilme olarak genel bir görüşbirliğine varılmış. Hatta Blombos mağara resimlerinin bulunmasının ardından, içerdikleri anlamın nakledilebilmesi için o dönemde, "modern" sözdizimine sahip bir dilin de varolması gerektiği üzerine de çalışmalar yapılmış.(başta)
Çatalhöyük kazısı sırasında, bundan bir kaç yıl önce, 10 bin yıl öncesine dayanan, "en eski duvar resminin" bulunmasının ardından, Avrupa'ya buradan yayıldığı varsayılan tarımla ilgili olarak geometrinin de kullanılmış olabileceğine dair bulgularla birlikte, bir kez daha "modernite" vurgusu yapılmıştı. Bunu bir sonuç olarak ele alan arkeologlar, sembollerin kullanılmaya başlamasının ardından, modern aklın doğmuş olabileceğini belirtmiş, ayrıca modern insan aklının Avrupa kökenli olması düşüncesinin, Batılılara özgü bir "dogma" olduğu iddia edilmişti. Çatalhöyük'teki erken tarım döneminin, yazının ilk aşamalarını da içerebileceği, arkeolog Lord Renfrew tarafından belirtilmişti. Sürekli vurgulanan "modern davranış", soyut düşünme ile, kullanılmış olduğu varsayılan geometri kadar, belki de daha çok, bulunan duvar resmi ile ilişkilendirilmişti.
Suriye'de ortaya çıkartılan ve Çatalhöyük'teki resimden 1500 yıl daha yaşlı olduğu yazılan, duvar resimleri ile ilgili geçtiğimiz haftalarda çıkan, Reuters kaynaklı haberlerin ilk satırından son cümlesine kadar yine modernite vurgusu yapılıyordu. Başlangıcında kazı ekibinin şefi Coqueugniot, "resmin modern bir yapıta benzediğini, resmi gören kimi kişilerin, resmi İsviçreli ünlü ressam Paul Klee’nin eserlerine benzettiğini" söylüyor(sonda), Çatalhöyük ve Urfa Göbeklitepe'deki kazılarla ilişkili olabileceğinden söz ediyordu. Bu "en eski duvar resmi" ile ilgili görüşleri sorulan, Suriyeli sanatçı Mustafa Ali ise, bu denli "modernite" vurgusunun ardından, "bu resmin arkeolojik olduğunu gözden kaçırmamalıyız, ama bir şekilde modern" diyordu.(ortada)
Yanık kantaşından kırmızısını, ezilmiş kireçtaşından beyazını ve kömürden siyahını alan bu üç renkli soyut resimde, dikdörtgensel ögelerin baskınlığı dikkat çekmektedir. Benzer geometrik desenlere bu bölgeye ait halı ve kilimlerde de rastlanmaktadır. Soyut düşünebilme yetisinin gelişmiş olabilmesi varsayımından yola çıkılarak yapılan, Afrika ve Çatalhöyük kazılarındaki "dil"e vurgunun bu buluntularda yapılmıyor olması da ilgi çekicidir; çünkü bu coğrafyada, Suriye Alevileri'nin kutsal dağı Cebel Ansariye'nin yamaçlarında ortaya çıkan ilk alfabe, Ugaritçe, arkeologların pek unutabileceği bir Şey değildir.
Kaynaklar:
http://www.hindustantimes.com/StoryPage/StoryPage.aspx?id=58d34b23-ac0a-...
- Ayşegül Tözeren ağ günlüğü
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 966 okunma
Son yorumlar
12 saat 22 min önce
1 gün 59 min önce
3 hafta 7 saat önce
3 hafta 1 gün önce
6 hafta 16 saat önce
6 hafta 1 gün önce
7 hafta 1 gün önce
7 hafta 2 gün önce
7 hafta 2 gün önce
7 hafta 2 gün önce