GÖRSEL ŞİİRİ NEDEN OKUYAMIYORUZ?
Dünyayla, nesnelerle ilk karşılaşmamızda, ilk bakışta çağrışımsal bir mekanizma söz konusudur. İlk temasta yaşadığımız duygusal, zihinsel tepkiler ile geçmiş deneyimler arasında benzerlik ve geçmişte yaşanan ile şu an arasında bir bitişiklik oluşturma çabası içinde oluruz.
Görsel şiirin ilk bakışta yarattığı öfke, anlamsızlık, saçmalık hissi ortak bir geçmişe denk gelmemesinden kaynaklanır. Alışkın olduğumuz, tanımlanabilir, adlandırılabilir tüm nesnelerin dışında bizim için o an orada varolur. Bilinmezle karşılaşan her canlıda oluşan ilk tepki korku ya da öfkedir. Öfke bilinmezliğin yarattığı korkudan doğar.

Görsel şiir şimdide varolan ve yakalanan zamandır. Sözcüğe uygulanan deformasyon elimizi kolumuzu bağlar, tüm şifre çözme, anlamlandırma, yorumlama çabalarıyla alay eder. Öz olarak kendi için oradadır. Alımlayıcısına direkt etki eder ve içinde barındırdığı enerji büyüleyicidir.
Bellek ilk kez karşılaştığı bu nesne karşısında anımsamaya çalışır. Çağrışımlarla, geçmişte karşılaştığı durumlarla bağlantı oluşturmaya ve iletişim kurmaya boşuna çabalar.
Sayfanın üzerine savrulan harf, çizgi, nokta, renk birbiriyle çarpışarak kıvılcımlar çıkartan enerji parçalarıdır. Önceden tasarlanmamıştır. O anda makinalaşan elin, rastlantısallığın özgürleştirici gücüne kendisini bırakmasıyla oluşur. Ve ortaya çıkan şiir-iş'le ilk karşılaşan kişiler; şair ve okur-bakar gerçeklikle hiçbir eşdeğeri olmayan bu hakikat ve muhteşemlik içinde ortaya çıkan şiir karşısında bakakalır.
Geleneksel tarzda şiir okumaya alışkın alımlayıcısına, geçmiş yaşantıların, belirsiz,bulanık hayaletleriyle değil şimdi içinde bulunduğu zamanla ve hakikatle yüzleşmesinde ısrar eder.
Görsel şiir karşısında, hatıraların güvenli dünyasından uzakta, bilinmezin kapısında, ilk anın enerjisiyle karşılaşmaya gönüllü olmak dışında bir gücümüz yoktur.
- derya ağ günlüğü
- Yorum göndermek için giriş yapın veya kayıt olun
- 801 okunma