Gündelik ve Biçim

Gündelik ve B/içim: Yerinden Etmeler Krallığı

[bg|gb2006|4|80]

(2006'dan devam)

Yıl başına kadar galeri kısmında "Gündelik Hayat ve B/içim" konulu ufak bir sergi düzenlemeyi düşünüyorum. Lefebvre okumalarının da etkisi, Sitüasyonistler, bakkalların konumlanışı, banliyö treninden görünen YeniKapı ve çevresinin hali -hızca en yavaş ve hazca en yüksek olanların- trafik çilesi, her yere asılmış "hız kesmeden devam" yazan büyük belediye panoları vs.

İşlerinizi (kolaj, şiir, yazı, resim) lütfen öncelikle serkan.isin@gmail.com adresine gönderin. Daha sonra derler toparlarız.

Sevgiler
serkan ışın

Yerinden etme ya da yerleştirme kent içinde bir ikameler silsilesi yaratmak için kullanılır. Bazı şeyler hep yerinde kaldığı gibi bazı şeylerin de durmadan yer değiştirmesi sağlanır. Eskiden sirklerin, kumpanyaların, panayırların üstlendiği görevi artık büyük panolar, geniş ekranlar devralmışlardır. Şiirin ve görselliğin çakıştığı yer olarak reklam panosu "ima"larla "mamül"lerin de çakıştığı yeri sanat marifeti ile işaretler.

Dosyaya gelen işleri çıplak bir şekilde de sergileyebilirdim. Fakat bunda rahatsız edici bir sahicilik, içinden çıkılmaz bir gerçeklik duygusu hakim olacaktı -bu sitede yer alan diğer tüm işler gibi. Bunun yerine onları "montaj"lamayı düşündüm.

Gündelik yaşam, bir tekrarlar nehridir. Ve bu nehirde insan kirlenmeden binlerce defa yıkanabilir, çünkü korteks öyle hale gelmiştir ki, şeylerin imgeleri ile değil, şeyler için boş levhalarla doludur. Travmatik etkisine rağmen her gün yaptığımız işler arasında güzel duyumuz reklam panoları, logolar, dergiler, kitaplar tarafından gıdıklanır. Bu gıdıklama ne ölümcül bir işkence ne de arzuyu tetikleyecek bir dokunuştur, ikisinin de etkisini taşıyan bir kışkırtma sayılabilir.

İşlevsellik ile estetiğin bir araya gelmesi, tekniğin Heidegger'in anladığı anlamda "açığa çıkarma" işlevi ile ilgili olabilir ama bu uzama ve taşa bakıp orada Davud heykeli görmek ve onu açığa çıkarmak için taşı törpülemek değildir artık. Tam tersine orada olmayan şeylerin çağırdığı başka bir şeyi "getirmek"tir; dile ya da göze.

Burada amaç kentteki anlatılara hiç de hissettirmeden fakat aşırı güç kullanarak giren boş levhaların (yani reklam panolarının ve boşluklarının) yerlerinin kullanımına karşı bir hareket geçirmektir.

Unutulmamalıdır ki, kentin sağladığı boş mekanlar değil, gündeliğin içindeki gözlerimizdir reklamların asıl yerleri.