GÖRSEL ŞİİR ÜZERİNE

Murat Üstübal
Siyahi 8, Görsel Şiir Dosyası

Bugün görsel şiir olarak tanımladığımız hadise- hadise diyorum çünkü parametreleri Türk şiiri üzerinde tartışılır ve sindirilmesi zor etkiler bırakmıştır/bırakacaktır- ses öncelikli Türk epik ve lirik şiirinin planını ve çatısını sarsmaya yönelik bir hamle olarak ortaya çıkmıştır. Esasen, Türk şiirinde epik ve lirik arasındaki sınırlar o kadar da keskin değildir. Epiğin mitoslaştırıcı özelliğinin lirik şiirin coşkunlaştırıcı özelliği ile sık sık karıştığı olmuştur ve iki şiir de ses öncelikli yapılarını kurarlar. Epik şiir tekrar ve metonimik ögeleri ses rezonansı ile şiire sokarken, lirik şiir imgeyi ve sembolü( ki sembol epik şiirde mutlaklaşma eğilimindedir) doğa içi bir sesin rehberliğine verir. İki şiir türü de varlıklarını ve meşruiyetlerini kendi dönemlerinin koşullarından alırlar. Epik şiir de lirik şiir de antik çağlardan bu yana dönüşerek ve gelişerek yeni yüzlerle ortaya çıkmayı bilmişlerdir. İki şiir türünün karışımının ya da ayrımının evrenselleştirici bir niteliği olabilir, ama iki şiir türünün varlığına koşullanmak sürekli aynı kazanın içine düşmek gibidir. Şair/sanatçı için de böyle bir önceleme mümkün değil. Şair, geçmişe de geleceğe de bugünün hatta şimdinin pratiğinden bakar, yoksa kategorik bir şartlanmışlığın sınırlarından değil. Günün ihtiyaç ve koşullarının deneyimini yapıtlarına yansıtır. Bu eksenden bakılınca, Günümüz Türk şiir koşulları çağın koşullarını sinmiş ve savunmaya geçmiş bir şiir düzeneği ile karşılamaya çalışırken, hem kendisini hem de görmezden geldiği mefhumu ötekileştirdiğinin farkında değil ne yazık ki. Kimi zaman yabancılaştıklarını iddia ettiği çağını anlamaya ve oradan bir direnme odağı kurmaya çalışanların tersine, bizzat kendisinin çağına yabancılaştığının farkında değil. Bu tersine-yabancılaşmayı inatla sürdürenler, kıyısından köşesinden kaçamadıklarında şiirlerine soktukları, hem görsel hem de teknik ve kente ait olan imge ve sembollerle kendileri ile tezata düştükleri gibi, bu tezatın getirdiği çelişkileri görmezden gelmeyip de yeni bir şiir kurmaya çalışanların yolunu da açmışlardır bilerek ya da bilmeyerek.