Eylül 2007

ASABIM BOZUK SUZAN

Sokağa çıktığınızda vitrinlere değil, vitrinlere bakan insanlara bakın. Kızıl ya da dipleri siyah, uçları röfle ile açılmış sarı saçlar, puantiyeli ayakkabılar, kocaman çantalar, aynı blue-jean modeli, askılı ve baskılı tişörtler, vakko desenli eşarplar ve suratlarda aynı aptal ifade. Ümraniye ya da nişantaşı manzara değişmiyor. Farklı olma çabası içindeki aynılıklar. Bireyselliğini yaşayan, kendi duygu ve düşüncesine, beğenisine güvenen, inanan yok. Her gün gittikçe büyüyen boşluk duygusu, antidepresanlar, uyuşturucular, sanal uyarılma ve ait olmama.

Yasakmeyve sayı:28 Eylül 2007 Dosya Konusu: Görsel Şiir ÇIKTI!

Basın açıklaması ektedir. Katılım gösteren, destek veren herkese şimdiden teşekkürler. Gerçekten çok önemli bir adım atıldı. Lütfen dergi ve dosya ile ilgili düşüncelerinizi belirtin;

Plastik Şiir üzerine bir not (1966)

Şiir, tüy kalemle başlamıştı ve tükenmez kalemle sona ermeliydi. Şu sıralarda, şiir, iflasa ya da daha büyük bir gizil güce doğru yol ayrımında gibi görünüyor; istikamet, modern şairlerin kendilerini ifade edebilmek için tükenmez kalemler yerine hangi malzemeyi kullanacaklarına bağlı.

Kamera, şairler tarafından anlamlı bir şekilde kullanılmaya uygun. Kamera, değersiz objelerden bile güzel bir şiir yaratabilir.

sans eseri

suzan sarı'nın 2006-2007 senelerine ait görsel şiirlerini bir araya getirdiği "sans eseri", 2006 yılı ilk dönem işlerinin ardından, serika ve son dönem işlerini kapsayan paranthesia bölümlerinden oluşuyor. Kitabın ilerleyen sayfalarında, sarı'nın bilinçli bir şekilde şairanelikten uzaklaşma çabası da dikkat çekiyor. Bir diğer dikkat çekici unsur ise kitabın ismi..

Habersiz Buluşma

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi'nde (SSM) düzenlenen ''Habersiz Buluşma/ Blind Date İstanbul'' başlıklı sergi, Deutsche Bank çağdaş sanat koleksiyonuna yeni katılan eserlerle, SSM'nin hat koleksiyonunda yer alan eserleri buluşturuyor ve bu sergi, İstanbul Bienali'ne paralel etkinlik olarak .

Blog Yazarlığı ya da Bir Çıkmaz

Blog yazarı olmanın anlamı ve yazınsal üretimin, bloglar içinde devamlılığını sağlamak üzerine düşünüyorum bir süredir. Bunun maddi olanaklarını ya da hep savunulageldiği gibi demokratik yapısını bir kenarda bırakırsak, diyaloğun kendini hangi koşullarda kuramadığını dert edindim sanırım.

GÖRSEL ŞİİRİ NEDEN OKUYAMIYORUZ?

Dünyayla, nesnelerle ilk karşılaşmamızda, ilk bakışta çağrışımsal bir mekanizma söz konusudur. İlk temasta yaşadığımız duygusal, zihinsel tepkiler ile geçmiş deneyimler arasında benzerlik ve geçmişte yaşanan ile şu an arasında bir bitişiklik oluşturma çabası içinde oluruz.